dokunmayın bana, acıyor…
içimde büyük bir sıkıntı var bu gece. büyük bir dostu kırmış olmanın üzüntüsü. bambaşka bir nedenden o dostu kaybetmiş olmanın sıkıntısı ve bir birlikteliği bitirmiş olmanın sıkıntısı.
elbise sevdası adlı oyunumuz bu gece son defa oynandı. bugüne kadarki oyunlar içerisinde en kalabalık seyirciye karşı gösterdik performansımızı. ilk defa mikrofon kullandık prensiplerimizi çiğneyerek. mikrofon bile az geldi uğultuya.. 3 ihtimal vardı, en kötüsü beni buldu; oyun boyunca çizgifilm kahramanı gibi çıktı sesim. (söyleyenlerin yalancısıyım). davet ettiğim misafirlerden hiç biri gelmedi oyuna. ablamdan başka. galayı saymazsak 2 yıl içerisinde, yaklaşık 30 oyundan sonra, bir ilkti bizim için. oyun ilçe seyircisiyle ilk defa buluştu ve bu son oyuna denk geldi… sadece oyunun değil ekibin de sonuydu bu gece… artık başka bir ekip, başka amaçlarla sahneyeleyecek bu oyunu. bizim ekibimizse muhtemelen seyirci olarak bile karşılaşmayacak artık.
…
çok şeyin sonuydu bu gece.. bir oyunun, bir hayalin, bir dostluğun ve bir ümidin…
bir kitap alacağım az sonra koltuğun üzerindeki yığının arasından, rastgele bir sayfasını açıp saatlerdir bekleyen gözyaşlarımı akıtacağım içerisine. sonra arasına bir ayraç koyup dolabıma kaldıracağım onu…


MehmetNuriTUNCEL
16 Eyl, 2005
Dugularınıza ah diyorum.
Notumun asıl nedeni; Türkçe bloglar içerisinde en iyi tasarımı olandır diyedir diye.
Tebrikler.
mtlda
16 Eyl, 2005
bir oyun biter, diğeri başlar… sende bu tiyatro sevgisi olduktan sonra; hiçbir şey sonlanmaz : )
deniz
20 Eyl, 2005
eminim sizin için başka bir yerde başka bir şekilde bir sahne hazırlanıyordur.. hep sancılı omazmı bu geçişler insana katıkklarından fazla alıp götürülenler… hayat da böyle işte ön kapı kapanırsa arka kapı açılır çekirge bi bak istersen… sen yine yeni sahnene kavuşman dileğiyle…
Murçe
22 Eyl, 2005
Çekirge sana tek söyleye bileceğim…
-Umarım bir gün sevdiklerinle birlikte bir sahnen olur.Ve bu oyuncaları sen yetiştirirsin! (Ezdin beni abi yaa)