orada neler oluyor?
Günceye ne zaman yazmak istesem, erişmek problem oluyor…
Ya server’e virüs bulaşmış oluyor, ya server gidiyor. Ne bileyim, host parası yatmamış oluyor. (Ben yatırmazsam kim yatıracak ki?) Oluyor da oluyor… Bu sefer de open DNS hata verip duruyor.
Biraz önce farkettim ki ben artık bu işi yapmak istemiyorum. Biliyorum henüz 3 ay bile dolmadı yeni işimde. İş yerimle ilgi de bir sıkıntı yok ama ben artık sıkıldım bilgisayarlarla uğraşmaktan. Bir sürü döküman okuyup hatim etmişken yeni bir teknolojiyle tüm okuduklarımın, emeklerimin boşa gitmesinden sıkıldım.
Umarım bahar çarpması dedikleri olaydır. Yoksa tam ev tutma arifesinde bir de bu depresif modla uğraşmak istemiyorum.
Ev tutmam lazım. Kardeşim ani bir kararla İzmir’ e dönüyor. Eşi ve yeğenlerim gittiler bile. 2 gün sonra ev sahibine anahtarları teslim etmiş olacak. Daha ben bir ev bile görmüş değilim. Her zamanki gibi cebimde para yok diye çıkıp ev aramıyorum. Bu bende kötü bi alışkanlık, param yoksa gidip bakmam bile. Ayakkabı mı almam lazımi param varsa gider bakarım, yoksa kafamı çevirip bakmam bile…
Sözde bu cumartesi hem bu alışkanlığımı yenmek hem de yumurta iyice kapıya geldiği için çıkıp biraz dolaşacaktım ev için. Fakat cuma akşamı Arızalılar Kulübü buluşmasında soğuk bira çarpınca cumartesi akşam üzerine kadar yattım. Sonra kraliçem Cul’ ün İstanbul’a geldiğini duyunca yarım saatte iyileşip on dakikada çıktım evden!
Şimdi ya iki gün içerisinde kalacak bir yer bulmalıyım ya da yeni bir ev. Bir de kalbimin sesi…


Bay Klavye
21 Tem, 2010
Bence siz blog’u kapatmak gibi birşey düşünmeyin..Gayet kaliteli bir bloga sahipsiniz…Yazılarınız da bir o kadar hoş…Bu bir rica ki bizleri bu yazılardan mahrum etmeyin.